istanbul escorts female
istanbul escort bayan
şişli escort

bursa escort bayan görükle bayan escort

bursa escort görükle escort

alanya escort bayan antalya escort bodrum escort seks hikayeleri sex hikayeleri

görükle escort escort bayan elit bayan escort escort kızlar bursa vip bayan eskort escort bayanlar escort

Bugun...


Emekli Yarbay Halil MERT

facebook-paylas
BÜYÜK TÜRKİYE VİZYONU İLE HAZAR TÜRKLERİ
Tarih: 06-11-2022 14:18:00 Güncelleme: 06-11-2022 14:18:00


Büyük Türk Milleti’nin bırakın ADRİYATİK’TEN JAPON DENİZİ’ni, Avrupa’nın göbeğinden Amerika Kıtası’ndaki coğrafyalara kadar izleri ve akrabalıkları var.

Bize “Tarih Sümer’le başlar.” deyip, Avrupa Tarihi’ni insanlığın Medeniyet Tarihi olarak yutturanlar, Asya Medeniyetleri’ni toptan görmezden gelmişlerdir.

İnsanlık Tarihi’nin en büyük buluşlarından biridir, atı eğitmek, demir başta olmak üzere madenleri işlemek. Türkler at ve Sibirya soğuğuna dayanıklı geyiği eğitmişler, evcilleştirmişler ve demiri işlemişlerdir. Yarı göçebe ve göçebe yaşamı en büyük savunma konsepti olarak görmüşlerdir. Tarihin eski savaşları karşılıklı yağma üzeredir. Şehirler ve kaleler hedeftir. Türkler göçebe hayatla dünyanın birçok yerine kolayca gitmişlerdir.

Tarihimize baktığımızda temel olarak iki dine bağlı gibi görünüyoruz. İlki Gök Tanrı diğeri bugün Türk ile birlenmiş yüce dinimiz İslâm…

Maálesef İslâm Dini dışındaki dinlere mensup Türkleri özellikle 16. YY.’dan sonra Türk olarak değerlendirmemişiz. Hálen çoğumuz İslâm olmamıza rağmen Hıristiyan Türkler var, Budist Türkler var, Musevi Türkler var, Şaman ya da Gök Tanrı inancına bağlı Türkler var…

Uluslararası siyasete baktığımızda ise bir yanda Siyonizm diye bir öcü var. Hepimiz “Kahrolsun Siyonizm” deyip tüm Yahudi ve Musevileri hedefe koyuyoruz. Bu şuna benziyor. Tüm Müslümanlara IŞİD, DEAŞ vd. deyip terörist muamelesi yapılması gibi. Aynı şekilde, sanki tüm Yahudiler köktendinci gibi bir algı oluşturulmuş İslâm Dünyası’nda. Ya da “Kahrolsun İsrail” diyoruz, ancak İsrail denen hançeri bağrımıza sokan emperyalizmin başı İngiltere’ye toz kondurmuyoruz.

Şunu da özellikle İslâm Dünyası ve Yahudiler düşünmeli. Yahudiliği tüm batı sürgün ederken, işkence ederken, zorla vaftiz ederken, Müslümanlar himaye etmedi mi? Endülüs, Osmanlı vd.

Musevi Hazar Türkleri sürgün edildiğinde Macar Türkleri himaye etmedi mi?

         İnsanlık Tarihi’ne baktığımızda devletler ve milletlerin ilişkilerinde temel belirleyicilerin MİLLİYET, DİN ve GÜÇ olduğunu görüyoruz.

         Osmanlı, ana eksenini Halifelik makamı da kendisinde olduğu için din üzerine temellendirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti de kurulurken Lozan’da da deklâre ettiği üzere İslâm Dini üzerine kuruluşunu bina etmiştir. Müslümanlar aslî unsur, gayri müslimler azınlıktır. Nüfus Mübàdelesinde Hıristiyan Karaman Türkleri’ni de Yunanistan’a göndermiştir.

         Şu an dünyanın büyük güçlerine bakınız. Tamamı imparatorluk bakiyesidir. İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, ABD.. ABD’ne şaşırmayın, itiraz da etmeyin. İngiltere Krallığı’nın bâkiyesi değil mi? Bu imparatorluklar çok uluslu ve çok dinlidir. Ancak devletlerinin yapısı, aslî unsurları kendi öz halklarının dili, dini, töresi üzerinedir. Bunların tamamı tebaalarına kendi aslî halklarının dilini dayatmış ve öğretmişlerdir. Askerlik yaptırmışlardır. Merkezden yönetmişler, mahallin insanları ancak merkezden atanan valilerin yardımcısı vb. olabilmişlerdir. Oysa Osmanlı’da aslî unsuru Türk’e maalesef Etràk-ı bì idrâk diyen devlet adamlarına da sahip olmuştur…

         Bizim son iki yüzyılda üç tane büyük imparatorluğumuzu Babür, Kaçar ve Osmanlı’yı yıkan İngiltere’ye bakınız.

         Size Kraliçe’nin cenaze törenini hatırlatırım…

         Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda’ya Vali atıyor. Arap Ülkeleri Kraliçenin ölümünde bayraklarını indirip yas ilân ettiler. Halktan bir tepki geldi mi? Hayır!..

         Bugün Türkiye’de anti-emperyalist İslâmcı! geçinen adamlara deyin ki “Filistin Bayrağı Mehmetçiği sırtından vuran Şerif Hüseyin’e işgalci İngiliz Ordusu’nun tasarladığı bayrak. Bu bayrağı ay yıldızlı bir bayrak şeklinde tasarlayalım.” Hepsi ayağa kalkar. Neye itirazın peki? O da bilmiyor.

         Dünya’nın en büyük ve zalim krallığını, emperyalizmin ana yöneticisini bize Demokrasinin Beşiği diye yutturmaya devam ediyorlar.

         Kaymakamlarımızın tamamına yakını staja İngiltere’ye gider.

         İslâm Ülkeleri’nin yöneticilerinin tamamına yakını İngiltere’de okumuştur, bulunmuştur, eğitim almıştır. İşin içine ABD ve Kanada’yı da eklerseniz, tamamı diyebilirsiniz.

         İngiltere, Fransa gibi devletler gelenin ırkına, dinine bakmaz. Nasıl eğitirse kendi menfaatlerine uygun sonuç alır? Ona bakar. Tüm eğitime gelenleri fişler. FETÖ bu işleri kimden öğrendi zannediyorsunuz? Onları kendi ülkelerine dönünce dahî durumuna göre takip eder, bağlarını korur. Tekrar söylüyorum. Kraliçe’nin cenazesine bakınız…

         Bizlere de çevremizdeki yıllarca bizim yönettiğimiz halkları Arapları, Farsları, Ermenileri, Rumları, Bulgarları vd. düşman yapmaya ve göstermeye çalışırlar. Ya da insanlığın tam çözemediği tam tanımlayamadığımız, Masonluk, Siyonizm gibi bulanık yapıları düşman olarak sunup kullandıkları tüm argümanları hedef gösterip kendilerini saklıyorlar.

         Emperyalist İmparatorluklar ve milletler öyle de, pekî bizde durum nedir?

         Osmanlı Dünya Devleti maalesef büyük misyonunu ve vizyonunu kaybetmiş, Cumhuriyeti kuran evlatları da sağlam bir çekirdek oluşturma refleksi ile hareket etmişlerdir. Ne derseniz deyin, Türkçe ezan vb. eleştirilerine rağmen Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk Soyluluk ve Hanefi Mezhebi üzerine kurgulamışlardır.

         Şu tartışılır? Yaptıkları doğru mu? Ya da tarihi süreçte gelen Türk Kimliği’ne, İslâm Fıkhı’na uygun davrandılar mı? Bu başka bir tartışma konusudur. Evet, Türk’ü de İslâm’ı da yeniden kurgulamışlardır.

         Tarihi tasarlarken, Rusya Türkleri’nden yerinde istifade etmişlerdir. Yusuf Akçura, Z. Velidi Togan gibi büyük tarihçilerden yararlanmışlardır. Nihayetinde 16 Türk Devleti’nin mirasını kabul etmişlerdir. Tabii 16 Türk devleti de tartışılabilir. Meselâ neden Safavi-Avşar Devleti yok?

         Mirasçısı olduğumuz 16 Türk Devleti’nden biri de Hazar İmparatorluğu’dur.

         Bu imparatorluğun, tarihteki yeri, varlığı, sosyal yapısı, etki alanları, mensuplarının sonraki durumları adeta saklanmıştır.

         Saklayan kim?

         Evet, Koca Hazar Musevî Türk Devleti’ni saklayan, görmezden gelenler kimler?

         Öncelikle kendilerinin seçkin ve üstün olduğu iddiasındaki Sami (İbrani Irkına mensup) Yahudiler. Bu kesim Hazarlar’ın varlığını asırlarca reddetmiş ve kendi cemaatlerinde de ikinci sınıf görmüşlerdir. Tıpkı Emevîler’in Arap olmayan Müslümanları özellikle de Türkleri Mevâli diye küçümsediği gibi.

         Aynı şekilde Müslüman Türkler de diğer gayrimüslim Türkler gibi Musevi Hazarları ya dışlamışlardır ya da yok saymışlardır.

         Arthur Koestler diye bir ABD’li Hazarlar’ı “13. Kabile” olarak yazmış. Ancak Yahudi Tarihi’nden söz ederken Osmanlı Devleti’nin İspanya ve Avrupa’da zulüm gören Yahudileri ülkesine kendisinin aldırdığından bir satır bile söz etmemiş. Endülüs’te Yahudiler’in çok mutlu yaşadığını, hatta Endülüs Halifesi’nin Başbakanı’nın Yahudi olduğunu Hazar Kağanı ile yazışmalarını anlatmış.

         Bugün Hazar Türklerinin torunları Museviler, İsrail’de de nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktadırlar.

         “Yahudilerin Hazar kökenliliğinin en radikal savunucularından biri olan, Tel Aviv Üniversitesi Orta Çağ Yahudi Tarihi Uzmanı Prof. Abraham N. Poliak, birinci baskısı 1944’te (ikincisi 1951’de) yapılan “Khazaria -Hazarya-” adlı eserinin giriş bölümünde şöyle diyor:

         “Konuya Hazarların Yahudiliğiyle diğer Yahudi cemaatlerinin ilişkileri yönüyle bakmaktan ziyade bu Yahudiliğin (Hazar) Doğu Avrupa’daki büyük Musevi topluluklarının çekirdeğini oluşturduğu gerçeği üzerinden yeni bir anlayış içerisinde yaklaşmak gerekmektedir. Bu topluluğun torunları da gerek halâ oralarda (Ukrayna, Kırım, Güney Rusya, Kafkaslar, Polonya, Macaristan) yaşayanlar olsun gerek Amerika’ya veya başka ülkelere göçenler hatta İsrail’e gidenler olsun, günümüzde dünya üzerindeki Yahudilerin en büyük çoğunluğunu oluşturmaktadırlar.”[1]

         Özetle; bugün Yahudi denilen topluluğun büyük çoğunluğunun soyu Türk Hazar İmparatorluğu bâkiyesidir. Bunlar Rabbani denilen İbrani (Sami) soylu Yahudiler gibi çoklukla Yahudiler’in din adamlarının yazdığı kitap Talmut’u okumazlar. Çoğunlukla dindar da değillerdir. Bu nedenle de ayıplanmaktadırlar.

         Osmanlı, İspanya ve Avrupa’dan topraklarına Yahudi göçüne yardımcı olmuş ve himaye etmiştir. Düşünün Karay Türkleri 11. YY’dan itibaren Hazar Türk İmparatorluğu’nun zayıflamasından sonra Bizans’a ve İstanbul’a gelmişler ve Karayköy’ü (Karaköy) kurmuşlardır. Haçlı Seferleri ve Bizans Baskıları sonucu 300-500 aile kalmıştır. Fatih Sultan Mehmed Han Ata’mızın fethinden sonra giden aileler geriye dönmüştür. Kanuni’nin İspanya’dan getirdiği Yahudilerin İstanbul’da iskân edilenleri de Hazar ve Karayların yerleştiği bölgelere yerleşmişlerdir.

         Osmanlı’nın zayıflaması ile buradaki Musevi bankerler Avrupalı emperyal güçlerle iş yapmaya başlamışlardır. Sözün özü Millî devletimizin zayıflaması en büyük zaàfiyetimiz olmuştur.

         Yahudilerin Avrupa Tarihi’nde yaşadıkları temel sorun, imparatorluklar ekonominin canlanması için önce davet etmişler, üretim alanında güçlenince üretimin dışına itmişler, üretim dışına itilenler finans alanına yönelmişlerdir. Bu da bankerlik, tefecilik ve para yönetimi konusunda güçlenmelerine sebep olmuştur.

         Yahudiler, Avrupa’da ilk olarak İngiltere’den sürülmüşlerdir.

         Avrupa Tarihi katliamlar ve savaşlarla doludur. En son katliam 2. Dünya Savaşı’nın kendisidir. Hitler’in Musevi (Yahudi demiyorum. Çünkü İbrani ırkından Musevilerin katledilmediğini düşünüyorum.) katliamı bunların en büyüğüdür.

         Hatırlarsanız Rusya Dışişleri Bakanı[2] “Hitler Yahudi kanı taşıyor.” imâsında bulundu. İsrail ve Dünya Yahudi teşkilatları ayağa kalktı.

         Hitler hangi Yahudileri katletti?

         Aşkenaz denen, Sami (İbrani) ırkından olmadıkları herkesçe Màlum Hazar Türk Soylu Musevileri…

         Hitler’in katliamlarından Yahudiler’in yanında Balkan Müslümanları da mağdur oldu. Peki bu katliamların sonucu nedir?

         İngiltere, Yahudilerin ileri gelenlerini ve Siyonistleri şimdiki İsrail’den toprak almaya yönlendiriyordu. Bölgeye rağbeti gören Osmanlı yöre insanını Yahudilere toprak satmamaları konusunda uyarıyordu.

         İngiltere, Osmanlı Ordusu’nu Hicaz, Filistin, Kudüs ve Arap Yarımadası’ndan isyancı Arapların da katkısıyla attı. 1000 yıllık topraklarımızdan çıktık. Hemen akabinde bölgeye dünyanın farklı yerlerinden Yahudiler taşınmaya başladı. Sami ırkından Yahudilerin bölge ata topraklarıydı ve inançları gereği vaadedilmiş topraklardı. Tam da bu süreçte İsrail’e göçü hızlandırmak için benim de Yahudi olduğunu düşündüğüm Hitler devredeydi.

         Almanya ve Avusturya’ya ek işgal ettiği topraklarda Yahudileri toplamaya başladı. Kamplarda resmen yakıyordu. Bunların tamamına yakını Aşkenaz Yahudiler yani yakılanlar Musevi Hazar Türkleri idi. Kendisini üstün ırk gören Sami soyundan Yahudileri vaadedilmiş topraklara toplayan Siyonizm, Hitler’in katliamını kuracakları Yahudi Devleti için her anlamda fırsata dönüştürmüştü. Hitler’in katliamlara başladığı süreçte İngiltere ve ABD başta olmak üzere dünyanın bu katliamlara karşı tepkisiz ve sessiz kalması da ilginçtir.

         Aziz Milletim…

         Hem kendin hem de üzerinde vatan olarak tutunduğun Anadolu hedeftir.

         Büyük olmaz isen bil ki hem geleceğin hem vatanın yok edilecektir.

         Sen Büyük Türk Milleti’nin 1200 yıldır bağımsız ve İslâm’ı yaşamış, temsil etmiş en büyük gövdesisin.

         İki büyük dünya ile ilgilenmek zorundasın. Türk Dünyası’nın öncü devletisin. Türk Milleti ile dinine bakmaksızın ilgilenmek, kalıcı dostluklar oluşturmalısın. Çünkü bu senin gücünün bir parçası. İslâm’ın 1200 yıldır Ordusu ve sancaktarı, 550 yıldır İslâm Halifesisin. Milliyetine bakmaksızın İslâm Dünyası ile ilgilenmek zorundasın. Büyük ve güçlü olmaktan başka çaren yoktur. Gücü de çok çalışarak, dünyada iyi örgütlenerek sağlayabilirsin.

         Gayrimüslim Türkler, Türk Dünyası’nın bir parçasıdır. Macarlar, Bulgarlar, Çuvaşlar, Hazar Musevileri (Hazar Yahudileri), Yakutlar, Tuvalar, Moğollar, Finler, Estonyalılar…

         Musevi Türkler, İsrail’de Yahudi nüfusta çoğunluktadırlar. Bunlara Müslüman Filistinlileri, Kafkasya’dan göçen Çerkezleri, Türkiye’den göçen Seferad Yahudileri de ekleyin. İsrail demografisi üzerinde Türkiye etkisini değerlendirin.

         Dünyadaki Yahudi nüfusa bakın. Bu insanların köklerine bakın. Çoğunluğu Türk kökenli. Özellikle de ABD’nde Yahudi Cemaatleri içinde Büyük Türkiye’nin çalışmaları nasıl sonuçlanır? Bunlara Kızılderililer, Melucanlar, Rusya’dan 17. YY.’dan itibaren göçen Türk kökenli ABD vatandaşlarını da ekleyin.

         Yahudi Sermayesi dediğimiz uluslararası finans sahiplerini de, yıllarca bizim düşman bildiğimiz ve gerçekten de dünyaya düşman olan Yahudi ailelere de bakın.

         Hazar Türkleri ile ilgili önerim küresel gücün ve siyonistlerin de sakladığı Hazar Musevilerini inceleyen birkaç üniversitede enstitülerin kurulması elzemdir. ABD’ndeki yeni oluşturulan Türk Evi’nde Rusya’daki muhtar Türk Cumhuriyetlerine de yer verilmelidir, Hazar Türkleri’ne de…

         Ukrayna-Rusya Savaşı’na bir de Hazarya perspektifi ile bakınız. Ukrayna’da ciddi bir Yahudi nüfus yaşamaktadır. Ancak Yahudi kaynaklar bunların köklerini anlatırken utanmadan tamamının güneyden geldiği yalanını söylemeye devam etmektedirler. Oysa bunların çoğu Hazar Türk İmparatorluğu’ndan kalan Türk kökenli Musevilerdir. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky bunlardan biridir. Biliyorsunuz “Ukrayna’da büyük İsrail’i kuracağız.” dedi. Ancak İsrail’den gerekli desteği bulamıyor. Nedeni Hazar kökenli olması olabilir mi? Nedeni, Hazarların İsrail yerine Ukrayna’da yeni bir devlet kurgusu olabilir mi?  

Hazar Türkü Museviler, Türkiye’de de çalışılmalıdır. İsrail Hazar Türkleri için dinlerinin devletidir. Türkiye de soydaşlarının devleti. Türkiye din bağları kadar akrabalık bağlarını da uluslararası ilişkilerde etkin olarak kullanmanın çarelerini aramalıdır. Bu arada Yahudiler arasında ciddi bir çatlak oluşabilir. Bu ayrışmanın ekseni ne olabilir? Türkiye nasıl etkili olur? Kendisine müzáhir nasıl bir güç oluşturabilir?

“Ukraynalı Yahudiler, Aşkenazi Yahudileri, Dağ Yahudileri, Buhara Yahudileri, Kırım Karayları, Kırımçak Yahudileri ve Gürcü Yahudileri dahil olmak üzere bir dizi alt gruptan oluşur.[3]” diyor dünyayı tasarlayanlar. Adı geçen coğrafya bizim değil mi?

Ya İsrail. Emperyalizm kurdurduğu bu devlet eliyle bölgeyi istikrarsızlaştırmaya devam ediyor. İsrail’in kaderi Türk Milleti’nin ve İslâm Ülkeleri’nin vicdanına mahkûmdur.

Güçlü ve Büyük Türkiye mefkûresi ulu, risk ve sorumluluk alan, çok çalışan evlatlarının omuzlarında yücelecektir.

Gelecek, Millî vasıfları olan cesur adamların, imanlı, ferasetli, bilge kimliklerin elinde şekillenecektir.  

Bir Tv. Programına konuk olmuştuk. Bu programda da aşağıdaki başlıkları tartıştık. Buradan da izleyebilirsiniz.

Türkiye güç merkezi oluşturabilir mi? Türkiye ve Rusya birlikte nasıl hareket eder? Museviler ve Türkler...

https://youtu.be/mq3xib8vkv4

Program içeriği

Hâkimiyet teorileri ve Anadolu Kalesi Merkezí Türk Hâkimiyet Teorisi.

Yeni dünya dengeleri ve güç merkezleri?

Kara asalet dünyayı sömüren çete bölündü mü?

Rothschild ailesi vd. ailelerin soyu? Neden Türkiye ve Rusya ile yakınlaşıyorlar?

Hazar Türkleri saha mı iniyor?

Türk ve Slav (Rus) halkları birlikte hareket eder mi?

Müslüman olmayan Türklerin Türkiye ile hareket etmesinin sonuçları.

Özellikle Rusya’da Hristiyan ve Musevi Türkler’in durumu?

Büyük oyun kurabilme ama nasıl?

Turan? Hangi coğrafya, hangi zemin? Osmanlı Medeniyet Coğrafyası'nın yeri

ÖZYURDUM

HEEEEY BENİM ÖZ YURDUM..

TÜRKİSTAN'IM….

HORASAN’IM…

URAL’IM, ALTAY’IM, TUNA BOYUM, NİL’İM..

BALKAN’IM…

HİCAZ’IM, KAZAN’IM…

KAFKASYA’M…

ANADOLU’M…

MEN UYGUR'UM..

MEN KAZAK'IM..

MEN TATAR'IM...

MOĞOL’UM BEN,

MEN TUVA, YAKUT, HAKAS’IM..

KÜRT’ÜM, BOŞNAK’IM, MACAR’IM…

KIRGIZ, ÖZBEK, TÜRKMEN’İM..

ÇUVAŞ, GAGAVUZ, HAZAR, BAŞKURT’UM…

BEN TÜRK OĞLU TÜRKÜM..

BEN DİRİLİŞ MUŞTUSU,

BEN ÜMMETİN KURTARICISI,

MAZLUMLARA ADALET,

ZALİME TOKATIM...

BEN OĞUZ'UM, ALPASLAN’IM..

CENGİZ'İM, SELAHADDİN’İM..

FATİH’İM... YAVUZ’UM,

ABDULHAMİD, SUDAN’LI MUSA..

BEN MEHMEDCİĞİM..

ANLA EY DÜŞMAN..

BEN KIYAMETE KADAR BAŞINA BELAYIM..

GÖR EY DOST..

BEN SENİN İÇİN VEFAYIM..

24.11.2018

   

Strateji ve Yönetim Uzmanı

Emekli Yarbay Halil MERT

 

 



Bu yazı 71 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI